Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Ekonomi Nedir?

 

Türkiye Ekonomisindeki Krizler (PDF)

Küreselleşmenin Türkiye Ekonomisine Etkileri (PDF)

Bilgi Ekonomisine Geçiş Sürecinde Türkiye Ekonomisinin Dünyadaki Konumu (PDF)

2005 Yılı Ekonomi Programı (PDF)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜRKİYE EKONOMİSİ TARİHİ GELİŞİMİ VE TAHMİNLER

GIRIŞ
Bu çalismanin amaci, 1980-2001 döneminde Türkiye.de ekonomik ve sosyal alanlarda saglanan baslica gelismeleri incelemek, 2002-2005 dönemine ait makroekonomik tahmin ve öngörüleri sunmak ve yakin zamanda gerçeklestirilen yapisal reformlari özetlemektir.

1. 1980-2001 DÖNEMİNDEKI TEMEL EKONOMIK VE SOSYAL GÖSTERGELER

a. Milli Gelirdeki Gelismeler
1980.li yillarla birlikte Türkiye.de ekonomik büyüme stratejisi önemli bir degisim geçirmistir. 1980 öncesi dönemde uygulanan ithal ikameci büyüme stratejisi terk edilerek disa açik büyüme stratejisi uygulamaya konulmustur. Bu dönemde uygulanan büyüme stratejisi, temel olarak, verimlilikte artis saglamayi ve ekonominin rekabet gücünü artirmayi amaçlamistir. Bu çerçevede, piyasa ekonomisinin kurumsallasmasi yönünde adimlar atilmistir. Ekonominin dis rekabete açilmasi, kamunun dogrudan üretim faaliyetlerinden çekilerek altyapi yatirimlarina yönelmesi ve mali piyasalarin serbestlestirilmesi piyasa ekonomisinin kurumsallasmasi yönünde atilan baslica adimlardir.
1980-2001 döneminde GSMH yillik ortalama 3,65 dolayinda artis göstermistir. Fert basina milli gelir 1980 yilinda 1.570 ABD dolari iken, yillik ortalama yüzde 1,5 dolayinda bir artis göstererek 2001 yilinda 2.143 ABD dolarina yükselmistir. Satinalma Gücü Paritesine göre 1980 yilinda 2.299 ABD dolari olan fert basina milli gelir ise 2001 yilinda 6.082 ABD dolarina yükselmistir. 1980 yilinda yüzde 21,8 olan sabit sermaye yatirimlarinin milli gelir içerisindeki payi 1993-1997 döneminde yüzde 25 civarina yükselmis, izleyen yillarda gerileme göstererek 2001 yilinda yüzde 18,4 olarak gerçeklesmistir. Sabit sermaye yatirimlarinda kamu kesiminin payinin azalmasina paralel olarak özel kesimin payinda artis gözlenmistir. Sabit sermaye yatirimlari içerisinde 1980 yilinda yüzde 60 olan özel kesim payi 1995 yilinda yüzde 82,5.e yükselmis, 2001 yili itibariyla ise yüzde 69,1 düzeyine gerilemistir. Toplam sabit sermaye yatirimlarinin sektörel bilesimi incelendiginde, tarim, madencilik ve imalat sanayinin paylarinin azaldigi, ulastirma, turizm, egitim ve saglik sektörlerinin payinin arttigi görülmektedir. Enerji ve konut sektörlerinin payi ise istikrarsiz bir seyir izlemistir.

b. Dis Ticaretteki Gelismeler
Ekonominin disa açilmasina paralel olarak ihracat ve ithalat hacminde önemli artis yasanmistir. Dis ticaret hacmi 1980 yilinda 10,8 milyar dolar iken, 2001 yilinda 74,8 milyar dolara yükselmistir. Istikrarsiz bir seyir izlemekle birlikte dönem basinda yüzde 6,6 olan dis ticaret açiginin milli gelire orani dönem sonunda yüzde 3,1 olarak gerçeklesmistir. 1987 yilina kadar cari islemler fazla verirken izleyen yillarin önemli bir bölümünde cari islemler açik vermistir.
Ihracat 1980 yilindaki 2,9 milyar dolarlik düzeyinden 2001 yilinda 31,3 milyar dolar düzeyine yükselmistir. Ihracattaki yillik ortalama artis orani yüzde 12 dolayinda gerçeklesmis, toplam ihracat içerisinde sanayinin payi yüzde 36.dan yüzde 91,6.ya yükselmistir.
Ithalat 1980 yilindaki 7,9 milyar dolarlik düzeyinden 2001 yilinda 40,4 milyar dolar düzeyine yükselmistir. Ithalattaki yillik ortalama artis orani yüzde 8,1 dolayinda gerçeklesmis, toplam ithalatin GSMH içerisindeki payi yüzde 11,3.den yüzde 27,5.e yükselmistir.

c. Turizm
Türkiye son yillarda çok önemli bir turizm odagi haline gelmis bulunmaktadir. 1980 yilinda sadece 326 milyon dolar olan turizm gelirleri, yaklasik 24 kat artarak 2001 yilinda 8,1 milyar dolar düzeyine yükselmistir. Turizm gelirlerindeki yillik ortalama artis orani yüzde 16,5 olmustur.

d. Yabanci Sermaye
1980.li yillarin basinda ihmal edilebilecek düzeylerde bulunan fiilen gelen dogrudan yabanci sermaye tutari 2000 yilina kadar oldukça düsük düzeylerde kalmis, 2001 yilinda önemli bir artis göstererek 3,3 milyar dolara yükselmistir.

e. Dis Borçlar
1980.li yillardan itibaren dis borçlarda önemli artis görülmüstür. Toplam dis borcun milli gelire orani 1983 yilinda yaklasik yüzde 30 dolayinda iken, bu oran 2000 yilinda yaklasik yüzde 59.a ve 2001 yilinda yüzde 78.e yükselmistir. Dis borçlarin vade yapisinin ise kisa vade lehine degistigi görülmektedir. Kisa vadeli dis borçlarin toplam dis borçlar içerisinde payi 1983 yilinda yüzde 12,4 iken, bu oran 2000 yilinda yüzde 23,9.a yükselmis, 2001 yilinda ise yüzde 14,2.e gerilemistir. Dis borç faiz ödemeleri 1983 yilinda 1,5 milyar dolar iken, 2001 yilinda 7,1 milyar dolara yükselmistir.

f. Kamu Finansmani
Özellikle kamu transfer harcamalarindaki artisa paralel olarak, kamu harcamalari kamu gelirlerinden daha yüksek düzeyde artis göstermistir. Transfer harcamalarinin milli gelire orani 1980 yilinda sadece yüzde 7,5 iken 2001 yilinda yüzde 31.e yükselmistir. Faiz ödemelerindeki artis transfer harcamalarindaki artisin baslica nedenini olusturmustur. 1980 yilinda yüzde 8,8 olan toplam kamu kesimi borçlanma gereginin GSMH.ya orani 1980.li yillarin ilk yarisinda azalis göstermis, izleyen yillarda tekrar artis egilimine girmistir. 1994 yilinda yasanan ekonomik kriz sonrasi tekrar azalis egilimine giren bu oran, özellikle 1999 yili ve sonrasinda önemli düzeyde artis göstererek 2001 yilinda yüzde 16,4 düzeyine yükselmistir. Konsolide bütçe faiz ödemelerinin milli gelire orani dönem içerinde ciddi artis göstererek yüzde 0,6.dan yüzde 22,9.a yükselmistir.

g. Enflasyon
Fiyat istikrari 1980 sonrasi dönemde Türkiye ekonomisinin baslica sorunlarindan biri olmustur. 1981 yilinda yüzde 25,6 olan oniki aylik olan TEFE orani 1987 yili ile birlikte ciddi bir artis egilimine girerek yüzde 51,6.ya yükselmis, 1994 yilinda yasanan ekonomik krizde yaklasik yüzde 150 düzeyinde gerçeklesmistir. Izleyen yillarda enflasyon oraninda gerileme gözlenmekle birlikte, 2001 yilinda yasanan ekonomik krizle birlikte enflasyon orani yüzde 88,6 düzeyinde gerçeklesmistir.

h. Fiziki Altyapi
1980 sonrasi dönemde uygulanan piyasa ekonomisine geçis süreciyle birlikte kamu kesimi kaynaklarinin artan ölçüde dogrudan üretim faaliyetleri yerine altyapinin gelistirilmesine yönlendirilmesi sonucu fiziki altyapi unsurlarinda önemli gelismeler kaydedilmistir. 1980-2001 dönemindeki 21 yillik sürede sulanan alan miktari 1,7 katina, elektrik enerjisi üretimi 5,3 katina, elektrigi olan köy sayisi 2,1 katina, karayollari agi 1,5 katina, telefon santral kapasitesi ve telefon abonesi sayisi yaklasik 16,4 katina yükselmistir.

i. Demografik Gelismeler
1980 yilinda 44,7 milyon olan ülke nüfusu 2001 yilinda 69,2 milyona yükselmis, ayni yillarda kentte yasayan nüfus orani yüzde 36.dan yüzde 66.ya çikmistir. 1980-1985 döneminde nüfus artisi yüzde 2,49, sehirlesme hizi yüzde 7,66, 1995-2000 döneminde ise nüfus artisi 1,62, sehirlesme hizi yüzde 4,67 olmustur. Saglik alanindaki gelismeler sonucunda, bebek ölüm hizi 1980-1985 döneminde binde 83 iken, 1995-2000 döneminde binde 39.a düsmüstür. Ayni dönemler arasinda dogusta ortalama yasam süresi 63 yildan 69 yila yükselmistir.

j. Sosyal Güvenlik
Sosyal sigorta programlarinin kapsadigi nüfus oraninda önemli asama kaydedilmistir. 1980 yilinda sigortali nüfus orani yüzde 46,6 iken, bu oran 2000 yilinda yüzde 87.ye yükselmistir.

k. Isgücü Piyasasi
1988 yilinda 19,4 milyon ve 17,8 milyon olan sivil isgücü ve istihdam 2001 yilinda, sirasiyla, 22,4 milyon ve 20,5 milyona yükselmistir. Dönem basi ve sonu itibariyla issizlik orani yüzde 8,5 dolayinda gerçeklesmistir. Toplam istihdam içerisinde tarimin payi azalirken, sanayi ve hizmetler sektörlerinin paylari artmistir. 1988 yilinda yüzde 46,5, yüzde 15,8 ve yüzde 37,7 olan tarim, sanayi ve hizmetler sektörlerinin toplam istihdam içerisindeki paylari 2001 yilinda, sirasiyla, yüzde 36,1, yüzde 18,1 ve 45,8 olmustur.

l. Saglik Hizmetlerinde Gelismeler
1980-2001 döneminde saglik göstergelerinde önemli iyilesmeler saglanmistir. Dönem basinda 27.241 olan hekim sayisi 83.170.e, 7.077 olan dishekimi sayisi 14.681.e, 26.880 olan hemsire sayisi 76.930.a yükselmistir. 1980 yilinda 394 olan yatak basina nüfus orani önemli bir degisiklik göstermezken doktor basina nüfus 1.652.den 825.e gerilemistir. 2000 yili itibariyla, saglik hizmetlerine yönelik toplam harcamalar ile yatirim harcamalarinin konsolide bütçe içerisindeki paylari, sirasiyla, yüzde 2,3 ve yüzde 1,5 olarak gerçeklesmistir.

m. Egitimdeki Gelismeler
Beseri sermayenin en önemli göstergelerinden olan okullasma oranlarinda önemli gelisme yasanmistir. 1980-1981 döneminde ilkokul ve ortaokul kademelerinde okullasma oranlari, sirasiyla, yüzde 97,7 ve yüzde 40,6 iken sekiz yillik zorunlu ilkögretimin (ilkokul+ortaokul) 1997-1998 ögrenim döneminde uygulamaya konulmasiyla birlikte bu kademedeki okullasma orani 2000-2001 döneminde yüzde 100,7.ye yükselmistir. Lise ve dengi okul ile yüksekögretimdeki okullasma oranlari yüzde 28,4 ve yüzde 6,4 düzeylerinden yüzde 64 ve yüzde 28.e yükselmistir. Egitim hizmetlerine ayrilan kaynaklarda da iyilesme saglanmistir. Egitim hizmetlerine yönelik toplam harcamalarin konsolide bütçe içerindeki payi 1983 yilinda yüzde 13,1 iken bu oran 2001 yilinda yüzde 14,5.e yükselmistir. Benzer sekilde, 1983 yilinda yüzde 1,6 olan egitim hizmetlerine yönelik yatirim harcamalarin konsolide bütçe içerindeki payi 2001 yilinda yüzde 2.ye yükselmistir.

n. Organize Sanayi Bölgeleri
Kalkinmanin ivme kazanmasinda ve ülke geneline yayginlastirilmasinda küçük ve orta ölçekli isletmelerin desteklenmesi büyük önem tasimaktadir. Bu çerçevede, 1962-1987 döneminde parsel sayisi 1.005 olan ve 1.550 hektar alani kapsayan 9 adet Organize Sanayi Bölgesi olusturulmusken, sadece 2001 yilinda parsel sayisi 1.803 olan ve 3.220 hektar alani kapsayan 14 adet Organize Sanayi Bölgesi olusturulmustur. Olusturulan Organize Sanayi Bölgesi sayisinin özellikle 2001 yilinda ciddi artis gösterdigi görülmektedir.

2. 2002-2005 DÖNEMI MAKROEKONOMIK ÖNGÖRÜLER

a. Makroekonomik Politikanin Temel Amaçlari
2002-2005 döneminde Türkiye.nin makroekonomik politikalarinin temel amaçlari; ekonomide sürdürülebilir bir büyüme ortami tesis etmek, enflasyonu ve kamu açiklarinin ve kamu borç stokunun GSYIH.ya oranini AB ülkeleri ortalamalarina yaklastirmak, serbest piyasa ekonomisini güçlendirmek ve rekabet edebilirligi artirmaktir.
Bu temel amaçlar çerçevesinde;
- maliye politikasi , her yil belirli bir oranda faiz disi bütçe fazlasi vererek kamu borç stokunu sürdürülebilir bir düzeye indirecek, kalici bir biçimde azaltacak ve kamu borç stokunun sürdürülebilir bir yapida gelismesini saglayacak sekilde yürütülecek,
- para politikasi , enflasyonla mücadeleyi hedefleyecek ve ekonomik birimlere uzun vadeli bir bakis açisi kazandiracak çerçevede uygulanacak, Merkez Bankasi para politikasini fiyat istikrarini saglamaya yönelik olarak belirleyecek, bu amaçla, kisa dönem faiz oraninin politika araci olarak kullanilacagi enflasyon hedeflemesine geçilecek,
- dalgali döviz kuru rejimine devam edilecek ve döviz kuru ekonomideki temel dinamikler tarafindan belirlenecek,
- gelirler politikasi , fiyat istikrarini saglama hedefleriyle tutarli ve verimlilikle iliskili olarak yürütülecek, geriye dönük endekslemeden vazgeçilerek ileriye dönük öngörülen fiyat artisi ile üretkenlik ve karliliga dayanan bir ücret ve maas belirlenmesi sistemine geçilecek,
- makroekonomik istikrari sürekli kilacak, piyasa mekanizmasini güçlendirecek ve ekonominin krizlere karsi kirilganligini azaltarak etkin, esnek ve verimli bir yapiya kavusmasini saglayacak, kamu maliyesi, bankacilik, tarim ve altyapi hizmetleri alanlarindaki yapisal reformlara devam edilecektir.

b. Büyüme
2002 yilinda GSYIH.nin yüzde 3,9, GSMH.nin ise yüzde 3 oraninda artmasi beklenmektedir. 2002 yilinda büyümenin harcamalar yoluyla bilesenlerine bakildiginda, özel tüketimin yüzde 4, kamu tüketiminin yüzde 3,2, özel sabit sermaye yatirimlarin yüzde 4 artacagi, kamu sabit sermaye yatirimlarinin ise yüzde 3,5 düsecegi, böylece yurtiçi nihai talebin yüzde 3,4 artacagi tahmin edilmektedir. Mal ve hizmet ihracatinin 2002 yilinda yüzde 6,2, mal ve hizmet ithalatinin ise yüzde 15,8 artmasi beklenmektedir.
2003-2005 döneminde GSMH.nin yilda ortalama yüzde 5,2, GSYIH.nin ise yüzde 5 oraninda artmasi beklenmektedir. Talep bilesenleri itibariyla, büyümenin temel olarak yatirim ve ihracat artisindan kaynaklanacagi tahmin edilmektedir. Bu dönemde, toplam sabit sermaye yatirimlarinin yilda ortalama yüzde 14,2, özel yatirimlarin yüzde 15,6, kamu yatirimlarinin ise yüzde 10,7 oraninda artmasi beklenmektedir. Mal ve hizmet ihracatinin yilda ortalama yüzde 6,6, mal ve hizmet ithalatinin ise yüzde 8,4 oraninda artacagi tahmin edilmektedir. Diger taraftan, özel tüketim harcamalarinin yilda ortalama yüzde 3,8, kamu tüketim harcamalarinin ise yüzde 5,6 oraninda artmasi öngörülmektedir.
GSYIH.nin sektörel kompozisyona bakildiginda, tarimin GSYIH içindeki payinin 2002-2005 döneminde azalmaya devam etmesi beklenmektedir. Bu çerçevede, tarim katma degerinin program döneminde yillik ortalama yüzde 1,8 civarinda büyümesi ve toplam katma deger içindeki payinin 2001 yilindaki yüzde 13,7 seviyesinden dönem sonunda yüzde 12,2 seviyesine gerilemesi öngörülmektedir. 2002- 2005 döneminde, GSYIH.nin yilda ortalama artis oraninin yüzde 4,7, sanayi ve hizmetler sektörlerinin ortalama büyümelerinin ise GSYIH artisinin bir miktar üzerinde olmasi öngörülmektedir. Böylece, 2001 yilinda sirasiyla yüzde 28,3 ve yüzde 58 olan sanayi ve hizmetler sektörlerinin GSYIH içindeki paylarinin 2005 yilinda sirasiyla yüzde 29,1 ve yüzde 58,8 seviyelerine çikmasi beklenmektedir.
2002-2005 döneminde, sermaye stoku ve isgücü gibi geleneksel üretim faktörlerinin yaninda toplam faktör verimliliginin de (TFV) büyümeye önemli katkida bulunmasi beklenmektedir. Program döneminde sermaye stokunun yilda ortalama yüzde 2,9 oraninda artis göstermesi ve büyümeye katkisinin yüzde 42,8 olmasi öngörülmektedir. Istihdam artisinin büyümeye katkisinin ise yüzde 26,4 olmasi beklenmektedir.
2002-2005 döneminde, TFV.nin yilda ortalama yüzde 1,5 civarinda artis göstermesi ve ekonomik büyümeye yüzde 30 civarinda katki saglamasi beklenmektedir. Bu çerçevede, Türkiye ekonomisi için öngörülen yilda ortalama yüzde 5 civarindaki büyüme oraninin gerçeklestirilebilmesi mümkün görülmektedir.

c. Enflasyon
2002-2005 döneminin temel hedeflerinden biri enflasyon oraninin kalici bir sekilde düsürmektir. Merkez Bankasi resmi enflasyon hedeflemesi için gerekli teknik çalismalari yürütmekte olup, uygun sartlarin olusmasini takiben 2002 yili içinde enflasyon hedeflemesine geçecektir. 2002-2005 dönemine iliskin yil sonu TÜFE, TEFE ve yillik ortalama GSYIH deflatörü artis hizi hedef ve öngörüleri asagidaki tabloda yer almaktadir:

d. Ödemeler Dengesi
2002-2005 döneminde basta AB ülkeleri olmak üzere OECD ülkelerinin büyüme tahminleri ve dünya ticaret hacminde beklenen gelismeler dogrultusunda ihracatin artis egilimini sürdürmesi beklenmektedir. Bu çerçevede, 2002 yilinda 33,3 milyar dolar olmasi beklenen ihracatin, 2005 yilinda 43,5 milyar dolara ulasacagi tahmin edilmektedir.
2001 yilinda yasanan ekonomik daralmaya bagli olarak ciddi oranda gerileyen ithalatin, 2002 yilinda kismi bir toparlanma egilimine girerek 44,8 milyar dolar olmasi beklenmektedir. Ithalatin yurtiçi talebin canlanmasina paralel bir artis egilimine girerek, 2005 yilinda 59,3 milyar dolara ulasacagi tahmin edilmektedir. Potansiyelin altinda seyreden turizm gelirlerinin kapasitenin etkin kullanimi ve yaygin tanitim çalismalariyla 2002-2005 döneminde artirilmasi öngörülmektedir. Bu çerçevede 2002 yilinda 7,6 milyar dolar olarak öngörülen turizm gelirlerinin, 2005 yilinda 9,4 milyar dolar düzeyinde gerçeklesmesi beklenmektedir. 2001 yilinda ciddi bir düsüs kaydeden isçi gelirlerinin, ekonomik istikrarin yeniden tesis edilmesi ve Türk lirasinin reel olarak deger kazanmasiyla birlikte toparlanma egilimine girmesi ve 2002 yilindaki 2,6 milyar dolar seviyesinden 2005 yilinda 4,1 milyar dolara yükselmesi öngörülmektedir. Buna göre, 2002 yilinda 1,5 milyar dolar olmasi beklenen cari islemler açiginin 2003-2005 döneminde 1,8 milyar dolar civarinda seyretmesi beklenmektedir. 2002-2005 döneminde, ekonomide istikrarin saglanmasi, yapisal reformlarda önemli ilerleme kaydedilmesi ile birlikte Türk ekonomisine duyulan güvenin artmasi ve buna bagli olarak net sermaye girisi gerçeklesmesi beklenmektedir. Sermaye hareketlerinin serbestlestirildigi 1989 yilindan sonra, Türkiye dünya dogrudan yabanci sermaye yatirimlarindan diger yükselen piyasalara göre çok düsük bir pay almistir. 1990-2001 döneminde Türkiye.ye gelen toplam dogrudan yabanci sermaye yatirimlari 13,3 milyar dolar düzeyinde kalmis ve dünya dogrudan yabanci sermaye yatirimlari içindeki payi yüzde 1 düzeyinin altinda gerçeklesmistir. Bu nedenle, 2002-2005 dönemi projeksiyonlarinda dogrudan yabanci sermaye yatirimlari öngörülerinde muhafazakar davranilmis ve dogrudan yabanci sermaye yatirimlarinin dönem sonunda 1,9 milyar dolara ulasmasi öngörülmüstür.

e. Kamu Maliyesi
Maliye politikasinin temel amaçlari, sürdürülebilir bir büyüme ortaminin olusmasina katkida bulunmak, enflasyonla mücadeleyi desteklemek, borç servisini yapabilmek ve borç stokunu sürdürülebilir bir seviyeye çekmek için her yil önemli oranda kamu faiz disi fazlasi vermektir. 2002-2005 döneminde, genel devlet gelirlerinin yaklasik yüzde 62.sini olusturan vergi gelirlerinin GSYIH.nin ortalama yüzde 25.i civarinda olmasi beklenmektedir. Özellestirme gelirleri hariç tutuldugunda, 2002 yilinda GSYIH.nin yüzde 39,4.ü kadar olmasi beklenen genel devlet toplam gelirleri, özellestirme gelirleri dahil edildiginde 0,3 puanlik artisla GSYIH.nin yüzde 39,8.ine yükselmektedir. 2005 yilinda ise, GSYIH.nin yüzde 38,5.i kadar olmasi beklenen genel devlet toplam gelirleri, özellestirme gelirleri dahil edildiginde 1,6 puanlik artisla GSYIH.nin yüzde 40,1.ine yükselmektedir.2002-2005 döneminde, genel devlet harcamalarinin, daraltici tedbirlerin de etkisiyle kademeli olarak düsecegi varsayilmistir. Diger taraftan, harcamalarda etkinligi artirmak amaciyla öngörülen yapisal reformlarin bir kismi uygulamaya konulmustur. Bu çerçevede, Kamu Ihale Kanunu, yatirim programinin rasyonellestirilmesi, stratejik planlama uygulamasina pilot bazda geçis, bütçe kapsaminin genisletilmesi ve yeni bütçe kod yapisina pilot bazda geçis gibi alanlarda kamu maliyesinde etkinligi artirici bir dizi tedbir alinarak uygulamaya konulmustur. 2002 yilinda GSYIH.nin yüzde 52,9.u olan genel devlet harcamalarinin payinin sürekli düserek 2005 yilinda yüzde 40,6 olacagi tahmin edilmektedir. Genel devlet harcamalarinda saglanan düsüste, ekonomik göstergelerde öngörülen iyilesmelerin yani sira kamu maliyesinin yeniden yapilandirilmasi kapsaminda yapilan reformlarin da önemli payi bulunmaktadir.
2002 yilinda GSYIH.nin yüzde 3,8.i kadar olan genel devlet sabit sermaye yatirimlarinin, 2003-2005 döneminde kademeli bir artisla yüzde 4,3 seviyesine yükselecegi öngörülmüstür.
2001 yilinda GSYIH.nin yüzde 15,1.i olan genel devlet borçlanma gereginin 2002 yilinda yüzde 13,2.ye gerilemesi beklenmektedir. Genel devlet borçlanma geregindeki bu iyilesmenin 2003-2005 döneminde de devam ederek 2005 yilinda GSYIH.nin yüzde 0,5.ine gerilemesi beklenmektedir.
2002 yilinda GSYIH.ya oran olarak yüzde 7,9 olmasi beklenen genel devlet faiz disi fazlasinin, 2005 yilinda 0,1 puanlik bir düsüsle yüzde 7,8 olacagi tahmin edilmistir.

f. Kamu Borç Yönetimi
Yasanan ekonomik krizler ve dis konjonktürdeki gelismeler 2001 yilinda dis piyasalardan borçlanma imkanlarini kisitlamis ve bu durum artan borçlanma ihtiyacinin iç piyasadan karsilanma egilimini artirmistir. Ayrica, artan belirsizlik ortaminin da etkisiyle vade yapisinin kisalmasi ve faiz oranlarinin yükselmesi borçlanma maliyetinin artmasina ve ilave borçlanma ihtiyacinin dogmasina neden olmustur.
2000 yilinda 36,4 katrilyon lira olan iç borç stoku, 2001 yili sonunda 122,2 katrilyon liraya, 2002 yili Haziran ayi sonunda ise 126,8 katrilyon liraya yükselmistir. Böylece, iç borç stokunun GSYIH'ya orani, 2000 yilinda yüzde 29,2 iken, 2001 yili sonunda yüzde 67,3 düzeyine yükselmistir. 2001 yili Aralik sonunda, yüzde 52,2.si nakit disi ve yüzde 47,8.i nakit olan iç borç stokunun yüzde 35,6.si döviz cinsinden ve dövize endeksli, yüzde 49,9.u degisken faizli ve yüzde 14,5.i sabit faizli senetlerden olusmaktadir.
2000 yilinda, dis borç stokunun yüzde 76,3.ü orta-uzun vadeli, yüzde 23,7.si ise kisa vadelidir. 2001 yilinda orta-uzun vadeli borçlarin toplam dis borç stoku içindeki payi artarak yüzde 85,9.a, kisa vadeli borçlarin payi ise azalarak yüzde 14,1.e gerilemistir. 2002 yilinin ilk çeyreginde de bu egilim devam etmis ve orta-uzun vadeli borçlarin toplam dis borç stoku içindeki payi yüzde 87,7.ye çikarken, kisa vadeli borçlarin payi yüzde 12,3.e gerilemistir.
2001 yilinda uluslararasi kuruluslarin dis borç stoku içindeki payi bir önceki yila göre 10 puan dolayinda artarken, diger kurulus ve bankalarin payi ise azalmistir. Benzer gelisme 2002 yili ilk çeyreginde de sürmüstür.
Bu gelismeler çerçevesinde, toplam kamu borç stokunun GSYIH'ya orani, 2000 yilinda yüzde 62,7 iken, 2001 yili sonunda yüzde 122,8 düzeyine ulasmis ve toplam borç stokunun orani ise ayni dönemler itibariyla yüzde 93,7'den yüzde 158,6'ya çikmistir.
2002-2005 döneminde uygulanacak siki maliye politikasi ve etkin bir kamu borç yönetimi ile gerçeklestirilecek istikrarli büyüme ortami sonucunda, toplam kamu brüt borç stoku/GSYIH oraninda önemli bir düzelme öngörülmektedir. 2001 yilinda yüzde 122,8 düzeyine ulasan bu oranin 2005 yilinda yüzde 73,0 seviyesine gerileyecegi tahmin edilmektedir.
Toplam kamu borç stoku/GSYIH oraninda saglanacak düsüste iç borç stoku/GSYIH oraninda saglanacak düsüsün büyük etkisi olacaktir. 2001 yilinda yüzde 67,3 olarak gerçeklesen bu oranin 2005 sonunda yüzde 39,5.e gerilemesi öngörülmektedir.
2001 ve 2002 yillarinda uluslararasi kuruluslardan saglanan yüksek miktarlardaki dis finansman nedeniyle hizla artan kamu dis borç stoku/GSYIH oraninin ise, program döneminde bu borçlarin geri ödenmelerinin de etkisiyle tedricen düsmesi ve 2005 yilinda yüzde 33,5 seviyesine gerilemesi beklenmektedir.

3. YAPISAL REFORMLAR

A) Kamu Reformlari

1- Kamu Finansmani ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkinda Kanun
9 Nisan 2002 tarihinde, 4749 sayili Kamu Finansmani ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkinda Kanun Resmi Gazete.de yayimlanmistir. Bu Kanunun amaci; ülkenin kalkinma hedeflerini dikkate alarak piyasalarda güven ve istikrari koruyarak ve makro ekonomik dengeleri gözeterek, devletin iç ve dis borçlanmasina, hibe almasina, borç ve hibe vermesine, nakit yönetiminin maliye ve para politikalari ile koordineli bir sekilde yürütülmesine, verilecek garantilerin, bu borçlanma ve garantilerden dogan finansal alacaklar ile devlet iç ve devlet dis borcunun etkin bir sekilde yönetimine ve izlenmesine, Hazine Müstesarligi tarafindan üstlenilen her türlü mali yükümlülügün geri ödenmesi, ilgili bütçe hesaplarina kaydedilmesi ve raporlanmasina iliskin usul ve esaslari düzenlemektedir.

2- Kamu Ihale Kanunu
22 Ocak 2002 tarihinde, 4734 sayili Kamu Ihale Kanunu Resmi Gazete.de yayimlanmistir. Bu Kanunun amaci, kamu hukukuna tabi olan veya kamunun denetimi altinda bulunan veya kamu kaynagi kullanan kamu kurum ve kuruluslarinin yapacaklari ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.

3- Kamu Ihale Sözlesmeleri Kanunu 22 Ocak 2002 tarihinde, 4735 sayili Kamu Ihale Sözlesmeleri Kanunu Resmi Gazete.de yayimlanmistir. Bu Kanunun amaci, Kamu Ihale Kanununa göre yapilan ihalelere iliskin sözlesmelerin düzenlenmesi ve uygulanmasi ile ilgili esas ve usulleri belirlemektir.

4- Kamu Tarafindan Üretilen Mal ve Hizmetlerin Fiyatlandirmasina Iliskin Kanun
19 Ocak 2002 tarihinde, 4736 sayili Kamu Kurum ve Kuruluslarinin Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Resmi Gazete.de yayimlanmistir. Bu Kanun ile bazi kamu kurum ve kuruluslarinca üretilen mal ve hizmet bedellerinde isletmecilik geregi yapilmasi gereken ticari indirimler hariç herhangi bir kisi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmasi yasaklanmis ve tesis edilmis bulunan ücretsiz veya indirimli tarife uygulamalarina 31.12.2001 tarihinden itibaren son verilmistir. Ayrica bina vergileri ile arazi vergilerinin 3030 sayili Kanunun uygulandigi büyüksehir belediye sinirlari ve mücavir alanlar içinde yüzde 100 artirimli uygulanmasina ve tahsil edilen vergilerin büyüksehir belediyesi ve il özel idarelerine düsen paya iliskin hükümler içermektedir.

5- Kamulastirma Kanunu
5 Mayis 2001 tarihinde, 4650 sayili Kamulastirma Kanununda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Bu Kanunla, idarelerin, yeterli ödenek temin etmeden kamulastirma islemlerine baslamalarinin engellenmesi, idarelerin öncelikle; kamulastirma bedellerini kendi bünyesi içinde kurup görevlendirecegi kiymet takdir komisyonu ile tespit ettirerek, uzlasma komisyonu marifetiyle daha seri ve kisa bir sürede, mal sahibi ile pazarlikla anlasma yoluyla satin almalari veya idareye ait baska bir tasinmaz malla trampa ederek sorunsuz bir sekilde devralmalari öngörülmüs; idare ile mal sahibi arasinda anlasma saglanamamasi halinde, kamulastirmaya iliskin yargi süreci yeniden düzenlenmistir.

6- Kamu Görevlileri Sendikalari Kanunu
12 Temmuz 2001 tarihinde, 4688 sayili Kamu Görevlileri Sendikalari Kanunu Resmi Gazete.de yayimlanmistir. Bu Kanunun amaci, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunmasi ve gelistirilmesi için olusturduklari sendika ve konfederasyonlarin kurulusu, organlari, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarini belirlemek ve her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikalari ve bunlarin bagli bulunduklari konfederasyonlar ile Kamu Isveren Kurulu arasinda yürütülecek toplu görüsmelere iliskin esaslari düzenlemektir.

B) Düzenleyici Reformlar

1- Enerji Piyasalarini Düzenlemeye Yönelik Reformlar
22 Aralik 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4493 sayili Kanunla, 8.6.1994 tarihli ve 3996 sayili Bazi Yatirim ve Hizmetlerin Yap-Islet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptirilmasi Hakkinda Kanun'un 2.nci maddesine "haberlesme" kelimesinden sonra gelmek üzere "elektrik üretim, iletim, dagitim ve ticareti" ibaresi eklenmistir. Yüksek Planlama Kurulunca belirlenen idare ile sermaye sirketi veya yabanci sirket arasinda yapilacak sözlesme, özel hukuk hükümlerine tabi olmustur. 3 Mart 2001 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4628 sayili Elektrik Piyasasi Kanunu'nun amaci; elektrigin yeterli, kaliteli, sürekli, düsük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir sekilde tüketicilerin kullanimina sunulmasi için, rekabet ortaminda özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açidan güçlü, istikrarli ve seffaf bir elektrik enerjisi piyasasinin olusturulmasi ve bu piyasada bagimsiz bir düzenleme ve denetimin saglanmasidir. Bu Kanun; elektrik üretimi, iletimi, dagitimi, toptan satisi, perakende satisi, perakende satis hizmeti, ithalat ve ihracati ile bu faaliyetlerle iliskili tüm gerçek ve tüzel kisilerin hak ve yükümlülüklerini, Elektrik Piyasasi Düzenleme Kurumunun kurulmasi ile çalisma usul ve esaslarini ve elektrik üretim ve dagitim varliklarinin özellestirilmesinde izlenecek usulü kapsar.
1 Haziran 2001 tarihinde, 4646 Sayili Dogal Gaz Piyasasi Kanunu Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Dogal Gaz Piyasasi Kanunu'nun amaci dogal gazin kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayali esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek sekilde tüketicilerin kullanimina sunulmasi için, dogal gaz piyasasinin serbestlestirilerek mali açidan güçlü, istikrarli ve seffaf bir dogal gaz piyasasinin olusturulmasi ve bu piyasada bagimsiz bir düzenleme ve denetimin saglanmasidir. Dogal Gaz Piyasasi Kanunu ile dogal gaz piyasasinda 7 temel faaliyet tanimlanmistir. Bunlar: ithalat, üretim, iletim, depolama, toptan satis, dogal gazin sehir içi dagitimi ve sikistirilmis dogal gazin dagitimi ve iletimidir. Kanun, dogal gaz piyasasinda faaliyette bulunacak tüm tüzel kisilerin lisans almalarini gerekli kilmaktadir. Yeni kanun ile BOTAS'in dogal gazin ithalati, iletimi ve dagitimindaki tekel hakki kaldirilacak tüm asamalarda özel sektörün katilimi saglanacaktir. Bu sekilde olusacak piyasa mali açidan güçlü, istikrarli ve seffaf bir yapiya kavusturulacaktir.
11 Temmuz 2001 tarihinde, 4694 Sayili Elektrik Piyasasi Kanununda Degisiklik Yapilmasina Iliskin Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Bu Kanun ile 30 Haziran 2001 tarihinden geçerli olmak üzere; 20.2.2001 tarihli ve 4628 sayili Elektrik Piyasasi Kanununun 2.nci maddesinin 4 üncü fikrasinin (d) bendinin (1) numarali alt bendi ile geçici 4 üncü maddesinin birinci fikrasinda yer alan .30 Haziran 2002. ibaresi .31 Ekim 2002. olarak degistirilmistir.

2- Sivil Havaciligi Düzenlemeye Yönelik Reform
26 Nisan 2001 tarihinde 4647 sayili Türk Sivil Havacilik Kanunu'nda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Söz konusu Kanun ile, mevcut Kanunun 25. Maddesi, ruhsat sahibinin ücret tarifeleri ile uygulama tarihini, yürürlüge koymadan üç gün önce duyurmak kaydiyla ticari ve ekonomik kosullara uygun olarak belirleyecegi seklinde degistirilmistir. Uçus tarifeleri, ruhsat sahibi tarafindan belirlenecek ve Ulastirma Bakanliginca onaylandiktan yedi gün sonra yürürlüge girecektir. Hava yollarinin iç hat uçus fiyatlarinin serbestçe belirlenmesine imkan saglanacaktir. Türk Havayollarinin ve diger havayolu sirketlerinin ücret tarifelerini serbestçe tespit edebilmeleri, bu ücretleri gün ve saat itibariyle farklilastirmak suretiyle mevcut uçak kapasitesini etkin bir biçimde kullanmalarini saglayacaktir. Ayrica, bu düzenleme sektörde rekabeti artiracagindan orta ve uzun vadede istihdam artisina katkida bulunacaktir. Sektörün daha da gelismesi hem turizm için yararli olacak hem de yurtdisindaki vatandaslarimiz da dahil bu sektöre kaynak yatirilmasi özendirilecektir.

3- Telekomünikasyon Sektörü Reformu
29 Ocak 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4502 sayili Kanunla telekomünikasyon sektörünü düzenleyecek bagimsiz özel bütçeli Telekomünikasyon Kurumu kurulmus, Türk Telekom, 233 sayili KHK kapsamindan çikartilmis ve sesli iletisim ve alt yapida tekel hakkinin 31.12.2003 tarihinde sona erecegi ve ayrica tüm telekomünikasyon hizmetlerinin hizmetin türüne göre Ulastirma Bakanligi ile imzalanacak görev sözlesmesi, imtiyaz sözlesmesi, telekomünikasyon ruhsati veya genel izin kapsaminda yürütülecegi esaslari getirilmistir. 23 Mayis 2001 tarihinde 4673 sayili Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Bu Kanun ile 4.2.1924 tarih ve 406 sayili Telgraf ve Telefon Kanununda degisiklik yapilarak, devletin elinde tutacagi altin hisse hariç olmak üzere Türk Telekom'un tüm hisselerinin satilabilecegi, yabancilarin hisse oraninin yüzde 45'i geçmeyecegi, basit çogunlukla karar alan Ihale Komisyonunun iki üyesinin Özellestirme Idaresi Baskanligi'ndan, iki üyesinin Ulastirma Bakanligi'ndan ve bir üyesinin Hazine Müstesarligi'ndan olusacagi, Telekomünikasyon hizmetlerine ve alt yapisina iliskin tüm lisans verme yetkisinin Telekomünikasyon Kurumu'na devredilecegi belirtilmistir. Ayrica Türk Telekom'un sabit hat ve diger telekomünikasyon hizmetlerindeki mevcut tekel statüsü, devletin payi yüzde 50'nin altina düstügü andan geçerli olmak üzere kaldirilmis olacaktir.

C) Mali Piyasalara Yönelik Reformlar

1- Bankacilik Sektörü
a- 23 Haziran 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4389 sayili Bankalar Kanunu'nun amaci; tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak, malî piyasalarda güven ve istikrari ve ekonomik kalkinmanin gereklerini de dikkate alarak kredi sisteminin etkin bir sekilde çalismasini saglamak üzere bankalarin kurulus, yönetim, çalisma, devir, birlesme, tasfiye ve denetlenmelerine iliskin esaslari düzenlemektir. Kanun ile bankacilik sisteminin düzenleyici-denetleyici çerçevesi yenilenmistir. Kanun ile getirilen en önemli yapisal degisiklik bankacilik sektörünün düzenlenmesi, gözetimi ve denetimi konusunda farkli kurumlara dagilmis bulunan yetkilerin özerk bir kurulun çatisi altinda birlestirilmistir. Kanunla verilen diger görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kisiligini haiz, idarî ve malî özerklige sahip Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmustur. Kurum, tasarruf sahiplerinin haklarini ve bankalarin düzenli ve emin bir sekilde çalismasini tehlikeye sokabilecek ve ekonomide önemli zararlar dogurabilecek her türlü islem ve uygulamalari önlemek, kredi sisteminin etkin bir sekilde çalismasini saglamak üzere gerekli karar ve tedbirleri almak ve uygulamakla yükümlü ve yetkilidir.
b- 19 Aralik 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4491 sayili Bankalar Kanunu'nda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun ile Haziran ayi içerisinde yürürlüge giren yeni Bankalar Kanunu'nun bazi maddeleri degistirilmis, Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Üst Kurulu'na verilen yetkiler artirilmistir.
c- 30 Kasim 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4605 sayili Kanunla, banka devir veya birlesmelerinden dogan kazançlar Kurum Vergisi'nden muaf tutulmakta ve devralinan bankanin zararlarinin bes yil boyunca kurum kazancindan indirilmesi hükme baglanmaktadir.
d- 26 Nisan 2001 tarihinde 4640 sayili 2001 Mali Yili Bütçe Kanunu'nda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Bu degisikliklerle, kamu bankalari ve TSMF bünyesindeki bankalarin mali durumlarinin gözetilmesine iliskin usul ve esaslar belirlenerek, ekonomik programin amacina uygun operasyonlarin yapilmasina imkan saglanmis olacaktir. Yeni ekonomik programin uygulanmasindaki belirsizlikler ortadan kaldirilacak ve bankacilik sistemi daha güçlü bir yapiya kavusturularak ülkenin sahip oldugu ekonomik potansiyelin daha iyi kullanilmasina imkan saglanacaktir.
e- 29 Mayis 2001 tarihinde 4672 sayili Bankalar Kanunu'nda Degisiklik Yapilmasina Iliskin Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Bankalar Kanunu'nda gerçeklestirilen degisiklikler 1999 yili sonunda Kanun yürürlüge girdikten sonra ortaya çikan bazi aksakliklari gidermek açisindan olumlu sonuçlar getirecektir. Ayrica özellikle tasarruf fonu kapsamina alinan bankalarin alacaklarinin tahsili ile ilgili özel hükümler fon bünyesindeki bankalarin alacaklarini hizlandirarak ve kolaylastirarak bu bankalardaki mali problemlerin kamu maliyesine olan yükünü hafifletecektir.
f-
2002 yili için bankacilik sisteminin güçlendirilmesine yönelik temel hedef, bankalara belirli kosullar çerçevesinde sermaye destegi saglanirken, sorunlu aktiflerin çözümünü hizlandirmak üzere gönüllü borç yeniden yapilandirmasi (Istanbul Yaklasimi) ve varlik yönetimi gibi mekanizmalarin hayata geçirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak 2002 Ocak ayinda yürürlüge giren 4743 sayili Mali Sektöre Olan Borçlarin Yeniden Yapilandirilmasi ve Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanunla, mali sistem kurumlarinin alacaklarinin yeniden yapilandirilmasi, varlik yönetim sirketi kurulmasi, bankalarin sermaye ihtiyaçlarinin belirlenebilmesi için yapilacak denetimin usulleri, vergi istisna ve tesvikleri, kamu bankalarinin operasyonel yeniden yapilanmalarinin tamamlanmasi ve BDDK.nin hesap verebilirligine iliskin düzenlemeler yapilmistir. Buna göre bankalarin, özel finans kurumlarinin ve diger mali kurumlarin alacaklarinin, finansal yeniden yapilandirma anlasmasi çerçevesinde yeniden yapilandirilmasina veya yeni ödeme planina baglanmasina imkan taninirken, TMSF bankalari Finansal Yeniden Yapilandirma Çerçeve Anlasmalarina, ek kaynak saglamamak kosuluyla, katilmaya yetkilendirilmislerdir. Bankalar Kanununa eklenen geçici 4. maddeye göre, bankalarin kamu destegiyle yeniden sermayelendirilmeleri üç temel asamadan olusmaktadir. Buna göre ilk asama sermaye artirimi sürecine devlet katkisinin tam ve dogru olarak belirlenebilmesi amaciyla, muhasebe standartlarindaki deg u__33_Á=uq isiklikler de dikkate alinarak, üç asamali denetim safhasidir. Sermaye ihtiyacinin bu sekilde belirlenmesinin ardindan, yedek akçelerle karsilanamayacak ölçüde zararin bulunmasi halinde, sermaye artiriminin üstlenilmesi için genel kurullarin yapilacagi ikinci asama gelmektedir. Üçüncü asamayi ise, gerekli sartlari saglayan ve sermaye yeterlilik orani yüzde 8.in altinda olan bankalara devlet desteginin saglanmasi süreci olusturmaktadir. Haziran 2002 itibariyla yeniden sermayelendirme operasyonunun denetim ve degerlendirme asamasi basarili bir sekilde tamamlanmistir. Degerlendirmeler sonucunda, sektörün piyasa riski dahil enflasyon muhasebesine göre düzeltilmis sermaye yeterlilik oraninin yüzde 14,8 oldugu tespit edilmistir. Bu çalismalarin devami olarak, banka karliliklarinin artirilmasi ve bankalar için sermaye yeterliliginin devamini saglamak amaciyla, program çerçevesinde bankalarin operasyonel olarak yeniden yapilandirilmasi izlenecek, birlesmeler tesvik edilecek ve aracilik maliyetleri azaltilmaya çalisilacaktir. Sektörün ortalama sermaye yeterlilik orani yüzde 14,8 olmakla birlikte yapilan denetimler sonucunda, son dönemde TMSF'ye alinan bankanin hariç tutulmasi halinde, sistemin ihtiyaç duydugu sermaye miktari 224 trilyon lira olarak hesaplanmistir. Mali sektöre olan borçlarin yeniden yapilandirilmasina yönelik olarak gerçeklestirilen düzenlemeler çerçevesinde, Türkiye Bankalar Birligi (TBB) tarafindan hazirlanan ve 25 banka, 17 banka disi mali kurum, tasfiye halindeki T. Emlak Bankasi ve TMSF tarafindan imzalanan Finansal Yeniden Yapilandirma Çerçeve Anlasmasi, 4 Haziran 2002 tarihinde BDDK tarafindan onaylanmistir. Haziran sonu itibariyle borçlu firmalar tarafindan imzalanacak olan Basvuru ve Taahhüt Mektubu tamamlanarak Çerçeve Anlasmasini imzalayan alacaklilara gönderilmistir. Finansal yeniden yapilandirma sürecinin Haziran ayinda uygulamaya girmesinin yanisira bir varlik yönetim sirketinin kurulmasi için de çalismalar sürdürülmektedir. Bu yöndeki çalismalarin 2002 yili içerisinde sonuçlandirilmasi hedeflenmektedir.

2- Kamu Bankalari
a- 25 Kasim 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4603 sayili Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasi, Türkiye Halk Bankasi Anonim Sirketi ve Türkiye Emlak Bankasi Anonim Sirketi Hakkinda Kanun ile anilan bankalarin çagdas bankaciligin ve uluslararasi rekabetin gereklerine göre çalismalarini ve özellestirmeye hazirlanmalarini saglayacak sekilde yeniden yapilandirilmalari ile hisse satislarina iliskin düzenlemelerin ve hisselerin tamamina kadarinin özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kisilere satisinin gerçeklestirilmesi, görev zarari alacaklarinin tasfiyesi, bankalara çesitli kanun ve kararnamelerle verilen görevlerin yürürlükten kaldirilmasi ve yeniden yapilandirma döneminde bedeli önceden ödenmeden görev verilmemesi hususlari düzenlenmistir.
b- 3 Temmuz 2001 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4684 sayili Bazi Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun'un Kamu Bankalarina iliskin hükümlerinde; 4603 sayili Kanunda yeralmasi gerektigi düsünülen hususlarin eklenmesi saglanmistir. Söz konusu Kanun ile Türkiye Emlak Bankasinin bankacilik ile ilgili varlik ve yükümlülüklerinin T.C. Ziraat Bankasi Anonim Sirketine veya Türkiye Halk Bankasi Anonim Sirketine devredilmesi, görev zararlarina iliskin Kanunlarin yürürlükten kaldirilmasi ile görev zarari alacaklarinin tasfiyesine iliskin hususlar düzenlenmistir. Bunlarin yanisira bu Kanunla 14 bütçe içi, 2 tane de bütçe disi fon tasfiye edilmistir.

3- Merkez Bankasi
a-
5 Mayis 2001 tarihinde, 4651 sayili Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasi Kanunu'nda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Söz konusu Kanunla, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi'nin temel amacinin fiyat istikrarini saglamak oldugu ve Bankanin ülke para politikasinin belirlenmesinde ve uygulanmasinda tek yetkili ve sorumlu oldugu hükme baglanmistir. Kanun degisikligi ile bankanin temel hedefi ile çelismemek kaydiyla Banka hükümetin büyüme ve istihdam politikalarini destekleyebilecektir. Ayrica, Banka, ana hedef olan enflasyonla mücadelenin etkin biçimde sürdürülmesi amaciyla, enflasyon hedefini Hükümetle birlikte belirleme görev ve yetkisiyle donatilmistir. Banka, fiyat istikrarini saglamak, enflasyonla mücadele edebilmek için günümüz merkez bankaciliginda kullanilan para politikasi araçlarini dogrudan belirleme ve kullanma ile görevli ve yetkilidir. Fiyat istikrarinin gerçeklestirilmesinde etkinlik saglanmasi amaciyla, Banka bünyesinde Para Politikasi Kurulu olusturulacaktir.

4- Mali Piyasalarla Ilgili Diger Reformlar
a- 18 Aralik 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4487 sayili Sermaye Piyasasi Kanunu'nda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun çerçevesinde ülkemiz sermaye piyasasini uluslararasi standartlarla uyumlu hale getirmek, küçük yatirimcilarin haklarini güvence altina almak, borsalarin daha modern bir yapida örgütlenmelerini saglamak ve vadeli islemler borsalarinin kurulmasina yönelik hukuki alt yapiyi olusturmak amaciyla Sermaye Piyasasi Kanunu yeniden düzenlenmistir.
b- Ayni zamanda, sirket borçlarinin yeniden yapilandirilmasi sürecini desteklemek üzere, icra ve iflas usullerinin gelistirilmesi amaciyla adimlar atilmaktadir. Adalet Bakanligi, Icra ve Iflas Kanunu.na iliskin reformlari ele almak üzere 2001 yilinin Ekim ayinda bir kanun reform komisyonu kurmustur. Bu komisyon 2002 yilinin basinda önerilerini hazirlamistir. 2002 yilinin Nisan ayinda, Adalet Bakanligi, ayri bir kanun reform komisyonu kurmus olup, bu komisyon, sirketlerin yargiya intikal olmaksizin yeniden yapilandirilmalari süreciyle birlikte, varliklarini sürdürebilecek sirketlerin rehabilitasyonunu destekleyecek kanunlar üzerinde odaklanmaktadir. Bu son komisyon, çalismalarini, 2002 yili içinde tamamlayacaktir. Bu komisyonlarin bulgularina ve Dünya Bankasi tarafindan hazirlanmakta olan acze düsmüs sirketlere iliskin Türkiye.deki rejimin Standart ve Kurallari Karsilama Raporu (ROSC) tavsiyelerine dayanarak, Adalet Bakanligi, 31 Eylül 2002 tarihine kadar Icra ve Iflas Kanunu.na iliskin kapsamli bir reform paketi hazirlayacaktir. Bu önemli reformlara genis kapsamli katki yapilabilmesini teminen, Adalet Bakanligi'nin önerileri, kamu ve özel sektör kuruluslarinin görüsüne sunulacaktir. Bu görüs alma sürecinin akabinde, önerilen reformlar TBMM.ye sunularak, 2003 yili Ocak ayi sonuna kadar yürürlüge konulacaktir.

D) Sosyal Güvenlik Sistemi ve Çalisma Hayati Reformlari
a- 8 Eylül 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4447 sayili Issizlik Sigortasi Kanunu ile sosyal güvenlik alaninda uzun bir zamanin birikimi olan sorunlarin giderilmesi ve sistemin islerlik kazanmasi açisindan reform niteliginde bir adim atilmistir. Bu Kanunla issizlik sigortasi uygulamasi ülkemizde baslatilmistir. Issizlik sigortasi zorunludur. Bu Kanun kapsamina giren ve halen çalismakta olanlar bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihte, yeni girenler ise ise basladiklari tarihten itibaren sigortali olurlar. Kanunun öngördügü ödemelerde bulunmak üzere "Issizlik Sigortasi Fonu" kurulmustur. Ayrica bu Kanunla emeklilik yasi yükseltilmis, mevcut sigortalilardan emekliliklerine 10 yildan fazla kalanlar için emeklilik yasi kadinlarda 52 ve erkeklerde 56 olmustur. Kanun yürürlüge girdigi tarihten itibaren ilk kez sigorta kapsamina giren sigortalilar için emeklilik yasi kadinlarda 58 ve erkeklerde 60 olarak belirlenmistir. Her üç kurumda sigorta kapsamina yeni giren kadin ve erkek sigortali için sigortalilik süresi 25 yil olarak düzenlenmis, 506 sayili Sosyal Sigortalar Kanunu çerçevesinde ilk defa sigorta kapsamina giren sigortalilarin prim ödeme gün sayisi ise 5000 günden 7000 güne çikarilmistir. Emekli ayliklarinin, DIE tarafindan açiklanan en son temel yilli kentsel yerler Tüketici Fiyatlari Endeksindeki aylik artis oraninda artirilmasi esasi getirilmistir. 4447 sayili Kanunda belli sigortalilik süresini dolduranlar için kademeli geçis öngörülmüstü. Ancak Anayasa Mahkemesi 4447 sayili Kanunun kademeli geçisi düzenleyen hükümlerini makul, ölçülü ve adil olmadigi gerekçesiyle iptal etmis ve yeni düzenleme için de alti aylik süre tanimisti. Söz konusu iptal kararinin 23 Kasim 2001 tarihinde Resmi Gazetede yayinlanmasini takiben alti aylik sürenin sonunda 4759 sayili Yasa ile emeklilikte kademeli geçis yeniden düzenlenmistir. 4447 sayili Kanun ile emekliliklerine on yildan az kalanlar kademeli geçis haklarindan yararlanabilirken, 4759 sayili Yasa ile emekliliklerine 17 yildan az kalanlarin da kademeli geçis haklarindan yararlanabilmesi saglanmistir. 4759 sayili Kanun ile tüm sosyal güvenlik kuruluslari arasinda uygulama birligi yaratan kademeli geçis hayata geçirilmistir. Yine bu düzenleme ile, Sosyal Sigortalar Kanunu.nda yirmidört farkli kosul, Tarim Isçileri Sosyal Sigortalar Kanunu.nda onbes ayri seçenek, Emekli Sandigi Kanunu.nda onalti fikra, Bag-Kur Kanunu.nda onalti seçenek ve Tarimda Kendi Adina ve Hesabina Çalisanlar için onalti farkli seçenekle, 4447 sayili Kanundan önce emeklilik için belirlenen süreye kalan zaman esas alinarak her kosulda bulunan çalisanlar için ayri düzenleme yapilmistir. Emekli Sandigi Kanununda yapilan degisiklikle emekliligine 2 ila 16 yil kalanlar için yapilan düzenlemeyle bu kademeli geçis Sosyal Sigortalar Kanunu.nda sigortalilik süresi ve prim ödeme gün sayisina baglanmis, Bag-Kur.da kademeli geçis emeklilige kalan süre ve emeklilik yasina baglanarak 4447 sayili Yasanin iptal edilen maddelerine iliskin yasal bosluk doldurulmus, sosyal güvenlik kuruluslari arasindaki denklik temin edilmistir.
b- 31 Mayis 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4571 sayili Kanunla, Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre alinacak prim ve verilecek ödenekler yeniden düzenlenmistir.
c- Sosyal Güvenlik Reformu çerçevesinde kurumlarin prim tahsilat ve kayitlilik oranini artirmak üzere birtakim idari ve kurumsal düzenlemeler gerçeklestirilmistir. Bu çerçevede Ekim 2000 tarihinde yürürlüge giren Kanun Hükmünde Kararnameler sunlardir:
- 616 sayili KHK: Sosyal Sigortalar Kurumu Baskanliga dönüstürülmüs ve Baskanlik çatisi altinda Sigorta ve Saglik Isleri Genel Müdürlükleri adi altinda iki Genel Müdürlük kurulmustur.
- 617 sayili KHK: Issizlik Sigortasi, aktif ve pasif isgücü programlarinin daha iyi yürütülmesini teminen Is ve Isçi Bulma Kurumu kapatilmis ve Türkiye Is Kurumu kurulmustur.
- 618 sayili KHK: SSK, Bag-Kur ve Is-Kur arasinda daha iyi koordinasyon saglanmasini teminen Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligi yeniden yapilandirilmis ve söz konusu Bakanlik çatisi altinda Sosyal Güvenlik Kurumu kurulmustur.
- 619 sayili KHK: Bag-Kur yeniden yapilandirilmis, sigorta ve saglik hesaplarinin birbirinden ayrilmasi ve Kurumun aktüeryal altyapisinin güçlendirilmesi açisindan bazi tedbirler getirilmistir.
d- 7 Nisan 2001 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4632 sayili Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatirim Sistemi Kanunu'nun amaci; kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayicisi olarak, bireylerin emeklilige yönelik tasarruflarinin yatirima yönlendirilmesi ile emeklilik döneminde ek bir gelir saglanarak refah düzeylerinin yükseltilmesi, ekonomiye uzun vadeli kaynak yaratarak istihdamin artirilmasi ve ekonomik kalkinmaya katkida bulunulmasini teminen, gönüllü katilima dayali ve belirlenmis katki esasina göre olusturulan bireysel emeklilik sisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesidir.
e- 21 Nisan 2001 tarihinde 4641 sayili Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kurulusu, Çalisma Esas ve Yöntemleri Hakkinda Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Sosyal kesimlerin temsilcilerini bir araya getirerek sosyal politikalarin belirlenmesi sürecine katilimlarini saglamak, sosyal taraflarin kendi aralarinda ve Hükümetle uzlasmalarini saglamak, olusturulan görüs ve önerileri Hükümete ve kamuoyuna iletmek, sürekli veya geçici çalisma kurullari olusturarak bu kurullarin hazirladiklari raporlari görüsmek, Türkiye-Avrupa Birligi Karma Istisari Komitesi üyelerini Avrupa Birligi Ekonomik ve Sosyal Komitesinin yapi ve özelliklerini dikkate alarak belirlemek ve Komitenin çalismalarini izlemek, ulusal ve uluslararasi düzeyde seminer ve toplantilar düzenlemek, ekonomik ve sosyal konularda yayin ve arastirmalar yapmak ve Hükümetin istemi üzerine ekonomik ve sosyal nitelikte her konuda görüs bildirmek ESK'nin görevleri olarak Kanunda siralanmaktadir.
f- 10 Temmuz 2001 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4697 sayili Bazi Vergi Kanunlarinda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanunla Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatirim Sistemi'nin vergi yönünden tesvik edilmesini saglayici bir takim düzenlemeler gerçeklestirilmistir.
g- 1 Nisan 2002 tarihinde, 4747 sayili Istihdamin Tesviki Amaciyla Ücret Disi Yüklerden Bazilarinin ödenmesinin Ertelenmesi ile Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Diger Bagimsiz Çalisanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 631 sayili Kanun Hükmünde Kararnamede Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Resmi Gazete.de yayimlanmistir.
h- Is Kanunu ile Sendikalar Kanununu ve Basinda Çalisanlarla Çalistiranlar Arasindaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkindaki Kanun'da Degisiklik yapan tasari (Is Güvencesi Yasasi), 8 Agustos 2002 tarihinde TBMM tarafindan kabul edilmistir.

E) Vergi Alaninda Yapilan Reformlar
a- 29 Ocak 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4503 sayili Kanunla Katma Deger Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, Finansman Kanunu, Akaryakit Tüketim Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve 4481 sayili Kanunda degisiklik yapilmistir. Ayrica, 4458 sayili Gümrük Kanunu'na Katma Deger Vergisi Kanunu uygun hale getirilmektedir. Deprem veya sel felaketi nedeniyle zayi olan mallara ait katma deger vergisinin indirimine imkan taninmakta, nispi vergilemeden maktu vergilemeye geçilerek akaryakit tüketim vergisi rasyonel bir yapiya kavusturulmakta, akaryakit tüketim vergisinin vergi ödeme dönemi kisaltilmakta, otagaz kullanan tasitlarin trafik muayene harçlari yükseltilmektedir.
b- 30 Kasim 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4605 sayili Kanunla, Motorlu Tasitlar Vergisi Kanunu, Finansman Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Katma Deger Vergisi Kanunu, 4306 ve 4481 sayili Kanunlarda degisiklik yapilmistir. 4605 Sayili Kanun ile özet olarak,
- 4481 sayili Kanun ile getirilen Özel Islem Vergisi ve Özel Iletisim Vergisi ile Rekabet Kurulu, Istanbul Menkul Kiymetler Borsasi, Sermaye Piyasasi Kurulu ve Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun gelirlerinden genel bütçeye gelir aktarma imkani veren düzenlemenin yani sira egitime katki payi uygulamalari da iki yil daha geçerli olacaktir (31.12.2002 tarihine kadar). Ayrica, ön ödemeli kart satislariyla isleyen cep telefonlari da Özel Iletisim Vergisi'ne tabi tutulmakta ve Bakanlar Kurulu özel islem vergisi tutarlarini ayri ayri veya birlikte 10 katina kadar artirmaya yetkili kilinmaktadir.
- Motorlu Tasitlar Vergisi Kanunu ve Finansman Kanunu'nda yapilan degisikliklerle ile ilgili olarak; Bakanlar Kurulu, yeniden degerleme oraninin yüzde 50 fazlasini geçmemek ve yüzde 20'sinden az olmamak üzere yeni oranlar tespit etmeye; vergi miktarlarini tasitlarin türü, amaci veya kullandiklari yakit türlerine göre ayri ayri veya topluca 20 kat artirmaya; Avrupa Birligi normlarini saglayan katalitik konvertör sistemi ile teçhiz edilmis tasitlarda tespit edilen orani veya vergi miktarlarini yüzde 50 nispetine kadar indirmeye yetkili olmaktadir.
- Bakanlar Kurulu, Ek Tasit Alim Vergisi'nin halen yüzde 12 olan nispetini yüzde 0'a indirmeye ve yüzde 36'ya artirmaya yetkili kilinmaktadir.
- Marmara bölgesinde meydana gelen deprem sebebiyle mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde mükellefiyet kaydi bulunanlarin mücbir sebep halinin sona ermesinden sonra bu döneme iliskin verilecek beyannamelerin toplu olarak verdirilmesi konusunda Maliye Bakanligi yetkili kilinmaktadir.
- Yürürlükten kaldirilan "hayat standardi esasi" tekrar uygulamaya konulmaktadir. Ancak, Deprem bölgesindeki depremzedelerin 2000-2001 yillari arasinda hayat standardi esasina tabi olmamasi hükme baglanmaktadir.
- Yatirim indirimi stopaji uygulamasina devam edilmektedir.
c- Vergi sisteminin yeniden düzenlenmesinde ilerleme kaydedilmektedir. TBMM 6 Haziran 2002 tarihinde Özel Tüketim Vergisi Kanunu.nu kabul etmistir. Bu Kanun, çesitli maktu vergileri birlestirmekte (Katma Deger Vergisi.nin en yüksek iki orani da dahil olmak üzere) ve Bakanlar Kurulu.na maktu vergilerden elde edilen gelirlerin tahsisini belirleme yetkisi saglamaktadir. Bakanlar Kurulu, dolaysiz vergilemenin verimliligini daha da artirmak amaciyla, Agustos ayi sonuna kadar, ilgili kuruluslara uygun ödenekleri tahsis edecek ve maktu vergi gelirlerinin tahsisini 2003 Yili Bütçesiyle baslamak üzere sifira indirecek bir kararname yayimlayacaktir. Vergi idaresi içinde ise, bir denetim koordinasyon birimi ile bir vergi politikalari birimini de kapsayacak sekilde yeni bir fonksiyonel yapi tasarlanmistir. Bu yapinin, Temmuz ayi sonuna kadar hayata geçirilmesi beklenmektedir. Dolaysiz vergi reformu ve yillik bir denetim planina iliskin çalismalar baslatilmistir.

F) Tarim Sektörü Reformu
a- 16 Haziran 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4572 sayili Tarim Satis Kooperatif ve Birlikleri Hakkinda Kanunla amaçlanan, Tarim Satis Kooperatifleri ve bunlarin kurmus olduklari Birliklere iliskin hükümleri düzenlemek ve bu kuruluslarin yeniden yapilanmasi için yasal bir çerçeve olusturularak, tarim satis kooperatif ve birliklerini etkin sürdürülebilir bir sekilde özerk ve mali yönden bagimsiz kilmaktir.
b- 19 Nisan 2001 tarihinde, 4634 sayili Seker Kanunu Resmi Gazete'de yayimlanmistir. Bu Kanunun amaci, yurt içi talebin yurt içi üretimle karsilanmasina ve gerektiginde ihracata yönelik olarak Türkiye'de seker rejimini, seker üretimindeki usul ve esaslar ile fiyatlandirma, pazarlama sart ve yöntemlerini düzenlemektir. Bu Kanun ve ilgili diger mevzuatin uygulanmasini saglamak, uygulamayi denetlemek ve sonuçlandirmak, Kanunda verilen yetkiler çerçevesinde düzenlemeler yapmak ve Kanunla verilen diger görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere, kamu tüzel kisiligine sahip Seker Kurumu kurulmustur. Kurumun merkezi Ankara'dadir. Kurumun organlari, Seker Kurulu ve hizmet birimlerinden olusmaktadir.
c- 9 Ocak 2002 tarihinde 4733 sayili Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol Isletmeleri Genel Müdürlügünün (TEKEL) Yeniden Yapilandirilmasi ile Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, Iç ve Dis Alim ve Satimina, 4046 sayili Kanunda ve 233 sayili Kanun Hükmünde Kararnamede Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Resmi Gazete.de yayimlanmistir. Bu Kanunun amaci; Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol Isletmeleri Genel Müdürlügünün yeniden yapilandirilmasi ile Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü Içkiler Piyasasi Düzenleme Kurumunun kurulmasina, bu Kurumun görev ve yetkilerinin düzenlenmesine ve tütün ve tütün mamullerinin Türkiye.de üretimine, iç ve dis alim ve satimina iliskin usul ve esaslari düzenlemektir.

G) Yatirim Ortaminin Iyilestirilmesi Reformu
1- Tahkim ile Ilgili Kanunlar
a- 21 Aralik 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4492 sayili Danistay Kanunu ve Idari Yargilama Usulü Kanunu'nun Bazi Maddelerinde Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun ile Tahkim Yasasiyla uyusmayacak maddeler degistirilmistir.
b- 22 Ocak 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4501 sayili Kanun, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz sartlasma ve sözlesmelerinde bunlardan dogan uyusmazliklarin tahkim yoluyla çözülmesinin öngörülmesi durumunda taraflarca sözlesme yapilirken uyulmasi gereken ilke ve esaslari belirlemektedir.
c- 5 Temmuz 2001 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4686 sayili Milletlerarasi Tahkim Kanunu'nun amaci milletlerarasi tahkime iliskin usul ve esaslari düzenlemektir.
2- Diger Düzenlemeler
a- 19 Ocak 2002 tarihinde, 4737 Sayili Endüstri Bölgeleri Kanunu (Endüstri Bölgeleri Kanunu ve Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun) Resmi Gazete.de yayimlanmistir. Bu Kanunun amaci; yatirimlari tesvik etmek, yurt disinda çalisan Türk isçilerinin tasarruflarini Türkiye.de yatirimayönlendirmek ve yabanci sermaye girisinin artirilmasini saglamak üzere endüstri bölgelerinin kurulmasi, yönetim ve isletilmesine iliskin esaslari düzenlemektir. Bu Kanun, Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunun olusumunu, endüstri bölgelerinin kurulmasini ve bu bölgelerde gerçeklestirilecek yatirimlara iliskin izin ve tesvikleri kapsar.
b- Son olarak, is ortamini gelistirmek için ilave adimlar atilmaktadir. Dogrudan Yabanci Yatirimlara iliskin kanun 13 Haziran 2002 tarihinde TBMM.ye sunulmustur. Yabanci Yatirimlar Danismanlik Hizmetleri.nin yardimi ile hazirlanan bu Kanun, dogrudan yabanci yatirimlara, uluslararasi en iyi uygulamalar ile uyumlu olan bir yasal çerçeve saglayacaktir. Asgari sermaye gereksiniminin ve yabanci yatirimcilar için onay kosulunun kaldirilmis olmasi yeni Kanunda yer alan önemli degisiklikler arasindadir. Kanun uygulamasina iliskin detaylar, usule iliskin yönetmeliklerle belirlenecektir. Ayni zamanda, Bakanlar Kurulu.nca 2001 yilinin Aralik ayinda kurulmus bulunan Yatirim Ortaminin Gelistirilmesi Koordinasyon Komitesi altinda, her birinde özel sektörün temsil edildigi dokuz adet teknik komite kurulmustur. Teknik komiteler, gerek yerli gerekse yabanci yatirimlar için daha elverisli bir yatirim ortaminin olusturulmasi amacina yönelik olarak, kaydedilen gelismeleri gözden geçirmekte, yatirimin önündeki engelleri saptamakta ve bu engellerin ortadan kaldirilmasi için öneriler gelistirmektedir. Yatirim Ortaminin Gelistirilmesi Koordinasyon Komitesi.nin teknik komitelerinin çalismalarinda kaydedilen gelismeler ve bunun akabinde yapilmasi gerekenlerin önceliginin belirlenmesi konulari, üst düzey Yatirimcilar Konseyi.nin yapilmasi planlanan toplantisinda ele alinacaktir. Özel sektörün is ortaminin gelistirilmesine iliskin atilmakta olan diger adimlar ise, çalisma izinlerindeki ve yatirim tesviklerindeki bürokrasinin azaltilmasi, gümrüklerdeki islemlere iliskin olarak çalisanlarin ahlaki görev ve uygulama esaslarinin tatbik edilmesi ve Türk Patent Enstitüsü.nün güçlendirilmesidir.

H) Diger Reformlar
a- 4 Kasim 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4458 sayili Gümrük Kanunu'nun amaci, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve çikan esyaya ve tasit araçlarina uygulanacak gümrük kurallarini belirlemektir. Ayrica, Topluluk Gümrük Kodu'nda yer alan ve ekonomik faaliyetlerin olumlu yönde gelisimini saglayan ve bürokratik islemleri azaltan düzenlemeler ile birlikte gümrük mevzuatina yansitilmasi gereken hükümler 1615 sayili Gümrük Kanunu'na dahil edilmistir.
b- 11 Ocak 2001 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4619 sayili Ispirto ve Ispirtolu Içkiler Inhisari Kanunu'nda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanunla, her türlü ispirto ve ispirtolu içkilerin üretimi, iç ve dis alim ve satimi, dagitimi ve fiyatlandirilmasina iliskin usul ve esaslari düzenlenmektedir.
c- 3 Subat 2001 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan 4622 sayili Kanunla 8.6.1984 tarihli ve 233 sayili Kamu Iktisadî Tesebbüsleri Hakkinda Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin mülga (3) numarali fikrasi yeniden düzenlenmistir. Tesebbüslerden iktisadî devlet tesekkülü olanlar, anonim sirket seklinde de kurulabilir. Anonim sirket seklinde kurulan iktisadî devlet tesekküllerinde Türk Ticaret Kanunu'nun 277.nci maddesinde sözü edilen bes kurucunun bulunmasi sarti aranmaz, genel kurul ve denetçiler bulunmaz.
d- 26 Haziran 2001 tarihinde, 4683 Sayili Maden Kanunu'nda Degisiklik Yapilmasina ve Tuz Kanunu'nun Yürürlükten Kaldirilmasina Iliskin Kanun Resmi Gazete'de yayimlanmistir. 11.12.1936 tarihli ve 3078 sayili Tuz Kanunu ek ve degisiklikleri ile bu kanuna dayali olarak çikarilan "Devlet Tekeli Disinda Isletilecek Tuzlalar Hakkinda Tüzük" yürürlükten kaldirilmistir.

Not: Bu Yazının orjinalinden tablolar çıkarılarak buraya aktarılmıştır. Orjinalini buradan indirebilirsiniz.